24 Ekim 2012 Çarşamba

İstenç Özgür Müdür?


    İstençler yani arzularımız, hayat boyunca sonsuzluğa işaret eden yönümüzdür. Herkesin farklı arzuları olmakla beraber, bunların yer ve zamanları da farklıdır. En basiti açlığımızı durdurabilmek için yemek yeme eğilimi gösterebildiğimiz gibi, cinsellik konusu da benzer niteliktedir.  Kabul etmek gerekir ki insanlar arzularını karşılayabilmek için bir şekilde istence göre yönelimlerini belirlemektedir. Bazı istekler karşılandıkça şiddeti artmakta, bazıları ise karşılandıktan sonra yok olmaktadır. Peki bu arzularımız özgür müdür?

    Öncelikle arzuladığımız şey zevklere dayalı bir şey olsun. Elbette sınırlandırmak amacı gütmeden herhangi bir farklı arzuda olabilir. Çikolata yemek istediğimizde bunu karşılayabilmek için ona doğru yönelim gerçekleştiririz, ama asıl önemli olan soru şudur; Biz bu istencimizi özgür bir irade altında mı veriyoruz. İsteklerin çeşitliliği vardır, insan zihni istencine karar vermeden önceki süreçte, çikolata nesnesini daha önceden bildiği üzere ona karşı bir arzu duyduktan sonra gelişir. Zihni bu tadı daha sonraki yaşamının herhangi bir anında da isteyebiliyor. Böyle düşündüğümüzü varsayarsak istençlerimiz zihnimizin baskısı altında kalması ile karar veriyor gibi görünebilir.

    Fakat başka bir örnekte deneyimlerinden fazla yararlanmadan, yönelim gösterebilme yetisi de mevcuttur. Daha önce karşı cinsle cinsel bir birleşim yaşamayan bir insan, sadece mastürbasyona dayalı olarak, karşı cinse arzusu duyabiliyor. Sadece kendisine aynı zevki ya da daha fazlasını yaşatıp yaşatamayacağını bilmediği halde, arzuları karşı cinse daha fazla yoğunlukta olabiliyor. Bu durum da istencin zihnin daha önce ki test etme yetisinden çok fazla yararlanmadığını da gösterebilmektedir.

    Arzularımız bize ait olabilir. Pekala daha önceki yaşantımızda hoşumuza giden şeylerden de oluşmaktadır. Fakat zihnimizin bu arzular üzerindeki etkisinin ne dereceye kadar varabildiğini, yani karar verirken de karar vermeden öncede istençlerimizin özgür olup olmadığı tartışılabilir. Bilmeden eğilimine geçtiğimiz bir çok şeylerinde daha önceki tecrübelere dayanmadığı da ortadadır. Farklı örnekler üzerinden de tartışılabilecek bir konudur bu. Akıllarda şu soruyu canlandırıyor; gerçekten kararlarımızın ya da istençlerimizin çoğu özgür müdür?